22 Şubat 2015 Pazar

Kartal Yara Aldı...

Slaven Bilic, Eskişehir deplasmanında rotasyonun faturasını ödedi. Demba Ba'nın son dakika sakatlığı da maç öncesi Beşiktaş'ı zor durumda bıraktı ama buna rağmen Gökhan Töre ve Atiba'nın yedek başlaması Bilic'in en büyük hatasıydı. Eskişehir maça son derece yüksek konsantrasyon ve takım disiplini içinde başladı. Skibbe, Sissoko ve Sezer gibi hücum silahlarını yedekte oturturken Sol bek Kaan Kanat'ı sağ açık olarak kullanmayı tercih etti. Genç oyuncu sakatlanıp çıkana kadar sahanın en iyilerinden biriydi. Mori'nin şutunda topu takip ederek maçın tek golünü de atmayı başardı. Golden sonra Beşiktaş biraz kendine geldi ve Eskişehir kalesini zorladı. İkinci yarının hemen başında ise Eskişehir, direkleri ve kaleci Cenk'i aşamadı. Oyunun gittiğini gören Bilic, değişiklik için fazla beklemedi ve 54. dakikada Gökhan ve Atiba'yı oyuna alarak üçlü savunmaya döndü. Futbolda fazla hücumcuyla gole daha yakın olursunuz diye bir kaide yok. Beşiktaş baskılı gibi görünmesine rağmen ikinci yarıyı gol pozisyonuna giremeden kapattı. Lawal, Kamil Ahmet ile birlikte Eskişehir'in göze en çok çarpan oyuncusuydu. Hem hücumda hem savunmada takımını sırtladı. Beşiktaş bu mağlubiyetle ligin boyu kısalırken şampiyonluk yolunda büyük yara aldı. Slaven Bilic için adaya gideceği söylentileri arasında Liverpool rövanş maçı daha önemli olabilir. Ama hangi Beşiktaş taraftarına sorarsanız sorun şampiyonluk yolunda bu maçta en az Liverpool maçı kadar önemliydi.

                                                              Maçın Adamı
                                                                    Lawal

                                                              Hayal Kırıklığı
                                                                 Slaven Bilic



ESKİŞEHİRSPOR: 1 - BEŞİKTAŞ: 0

Stat: Atatürk Stadı

Eskişehirspor: Boffin, Mustafa Yumlu, Diego, Sezgin Coşkun, Kamil Çörekçi (Dk. 58 Birol Parlak), Causic, Lawal, Özgür Çek, Kaan Kanak (Dk. 76 Sezer Öztürk), Serdar Özkan (Dk. 83 Ergün Teber), Mori
Beşiktaş: Cenk Gönen, Serdar Kurtuluş (Dk. 54 Atiba), Necip Uysal, Ersan Gülüm, Motta (Dk. 54 Gökhan Töre), Veli Kavlak (Dk. 68 Tolgay Arslan), Oğuzhan Özyakup, Olcay Şahan, Sosa, Kerim Frei, Mustafa Pektemek

Gol: Dk. 18 Kaan Kanak (Eskişehirspor)
Hakemler: Ali Palabıyık, Ali Saygın Ögel, Hakan Yemişken
Sarı kartlar: Dk. 20 Diego (Eskişehirspor), Dk. 25 Kerim Frei, Dk. 28 Motta. Dk. 56 Necip Uysal, Dk. 70 Oğuzhan Özyakup, Dk. 78 Tolgay Arslan (Beşiktaş)

Cimbom Soluyla Vurdu

Sivas'ta -11 derecedeki havaya rağmen bu güzel zemin sürekli bahaneler üretilen diğer saha yöneticileri için umarım bir örnek olur. Kış şartlarının en zor şekilde yaşandığı şehirlerden biri olan Sivas'ta bu zemini gördükten sonra ülkenin bütün statlarında iyi zemin aramak futbolseverlerin hakkıdır. Maça gelince Galatasaray ürkerek geldiği Sivas'tan çok ta zorlanmadan üç puan çıkarmayı başardı. Sivasspor' un savunma anlayışına göre daha fazla gol bulmaya çalışan takımın galip geleceği belliydi. Galatasaray, Sivasspor'u en iyi bölgesi olan Cicinho ve İbrahim AKIN'ın kanadından yıktı. Hamza Hoca, Cicinho' yu defansla durdurmaktansa hücum ederek onu zorlamanın daha etkili bir yol olduğunu maç öncesi hesaplamış ve maç içinde de planları tıkır tıkır işledi. Sergen Yalçın ise takımının zaaflarına,  kapasitesi sınırlı takımların kesemediği cezayı Galatasaray'ın kesebileceğini hesaplayamadığını 37. dakikada Kadir - Batuhan değişikliğiyle gösterdi. Takım zaten savunma anlayışında sıkıntılar nedeniyle hücuma gitmekte zorlanıyor. Birde orta saha defans hattının bağlantısını sağlayan Kadir oyundan çıkınca Galatasaray daha rahat gelmeye başladı. Galatasaray'ın attığı ilk golde ceza sahasında topla buluşmayı bekleyen dört Galatasaraylı futbolcu varken onları karşılayan üç Sivassporlu futbolcu vardı. O kadar rahatlardı ki Yasin ile Burak birbirinden top almaya çalışıyordu. Burak içinde bir parantez açmak gerekiyor. Sakatlıktan yeni çıkan Burak, eski görüntüsünden uzaktı ama tabelaya katkıda hiçbir şey eksilmedi. Kötü gününde bile bir gol bir asist yapan Burak, Galatasaray'ın en önemli gol silahı olduğunu yine gösterdi. Yasin, Gençlerbirliği günlerinden esintiler sunarak formuyla haklı bir şekilde Umut'u yedek kulübesine yolladığını gösterdi ve maçın adamı olmayı hak etti. Sivasspor' u ayakta tutmaya çalışan tek isim İbrahim Akın' dı. Her şeye rağmen maç Galatasaray adına farklı bir şekilde biteceği gibi son dakikalarda Sivas'ın atabileceği bir golle 3-3 te sonuçlanabilirdi Ama adilane sonucun Galatasaray galibiyeti olduğunu söylemek zor değil. Centilmenliğiyle örnek olan Hamza Hoca'yı bile çileden çıkaran hakemler gerçekten kötü bir günlerindeydi. Sivasspor' un ilk golünden önceki faul poziysonu out gibi kokuyordu. Ama ne olursa olsun Hamza Hocanın o görüntüsü hiç hoş değildi. Sergen Yalçın maç sonunda o pozisyon için "faul oldu diye gol mü yemeleri lazım" lafı güzel bir özetlemeydi. Hakem sonuçta penaltı kararı vermemiş, yarım korner gibi bir pozisyon. Hamza Hoca önce arka direkte iki Sivassporlu oyuncuyu boş bırakan öğrencilerine kızmalı.


                                                                   Maçın Adamı
                                                                Yasin ÖZTEKİN

                                                                 Hayal Kırıklığı
                                                                       UTAKA



MEDICANA SİVASSPOR: 2 - GALATASARAY: 3

Stat: Sivas 4 Eylül
Medicana Sivasspor: Korcan Çelikay, Cicinho, İbrahim Öztürk, Da Costa, Ziya Erdal, Adem Koçak, Kadir Bekmezci (Dk. 37 Batuhan Karadeniz), Taouil, İbrahim Akın, Chahechouhe, Utaka (Dk. 69 Musa Sinan Yılmazer)
Galatasaray: Muslera, Sabri Sarıoğlu, Chedjou, Koray Günter, Olcan Adın, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Yasin Öztekin (Dk. 63 Alex Telles), Bruma, Sneijder (Dk. 81 Umut Bulut), Burak Yılmaz (Dk. 78 Emre Çolak)
Goller: Dk. 39 Aatıf Chahechouhe, Dk. 85 İbrahim Akın (Medicana Sivasspor); Dk. 9 Yasin Öztekin, Dk. 56 Burak Yılmaz, Dk. 67 Alex Telles (Galatasaray)
Hakemler: Hüseyin Göçek, Orkun Aktaş, Kemal Yılmaz
Sarı Kartlar: Dk. 27 Mehdi Taouil, Dk. 60 Manuel Da Costa (Medicana Sivasspor); Dk. 31 Olcan Adın, Dk. 45 Fernando Muslera (Galatasaray)

17 Şubat 2015 Salı

Galatasaray Evinde Rahat Kazandı...

Galatasaray Hamza hocanın gelmesi ile birlikte biran önce skor avantajını eline geçirmek için maçlara baskılı başlıyor. Sekiz maçta ilk 20 dakika içinde skor üstünlüğünü ellerine almaları bunun en büyük göstergesi. Türkiye liginde dakikalar ilerledikçe kapanan takımın morali ve konsantrasyonu yükselir. Bunu bilen Hamza Hoca oyun formatına önemli bir dokunuş yaparak takımına baskılı oyunu tercih ettiriyor. Ama bu oyunun bir kötü tarafı skor üstünlüğünü elde edemez iseniz ilerleyen dakikalar sizin aleyhinize gelişir. Dünkü Balıkesir kırılgan yapısıyla tam Galatasaray'ın istediği bir rakipti. Galatasaray ilk otuz dakika da attığı üç golle maçı bitirdi ve zirve takibine devam etti. Maçın ikinci yarısında Galatasaraylı futbolcular bitse de gitsek havasındaydı. Balıkesirspor ikinci yarı çok net pozisyonlardan yararlanamadı. Bu konsantrasyon düşüklüğü Galatasaray'ın başına iş açabilir.

                                                            Maçın Adamı
                                                             Selçuk İnan



Galatasaray:3 Balıkesirspor:1

STAD: TT ARENA
GALATASARAY:Muslera, Tarık, Koray, Chedjou, Olcan, Selçuk, Melo(Dk. 60 Emre Çolak), Bruma,(Dk. 83 Hamit Altıntop), Yasin,(Dk. 60 Umut),  Sneijder, Burak
BALIKESİRSPOR: Emrullah, Uğur, Ante Kulusic,Tomislav Gulumac, Hasan, Aykut, Muğdat(Dk. 76 Vargas), Eray, Gomes, Isaac(Dk. 60 Ermin Zec), Sercan Yıldırım
Goller:Dk. 16 Chedjou, Dk. 26 Sneijder, Dk. 31 Burak Yılmaz (Galatasaray), Dk. 80 Gol: Ermin Zec (Balıkesirspor)

HAKEMLER: Mustafa İlker Coşkun Ekrem Kan, Mehmet Cem Hanoğlu
Sarı kartlar: Dk. 30 Aykut (Balıkesirspor), Dk. 37 Felipe Melo (Galatasaray)
Kırmızı kart: Dk. 61 Aykut Çeliker (Balıkesirspor)

16 Şubat 2015 Pazartesi

Beşiktaş Son Nefeste...

Öncelikle gündüz maçı ve pazar olmasına rağmen seyircilerin yine tribüne gelmemesini iyi irdelemek lazım. Hem de Beşiktaş ve Bursaspor gibi bu ligin en iyi futbol oynayan takımlarının maçı varken... Maç öncesi Bursaspor'un yükselen formu Beşiktaş taraftarını korkutuyordu. Slaven Bilic ligin en fazla gol atan takımına karşı maçı tutmaktansa atak oynayıp onları geriye itmenin daha doğru olduğunu düşünüyordu galiba. Beşiktaş maça istekli ve arzulu başladı ve oyunu üçüncü bölgeye yıktı. Gökhan Töre bir o kanatta bir bu kanatta Bursaspor defansını çok yıprattı ve aynı zamanda maçın yıldızıydı. Sosa her zaman ki gibi çok önemli işler yaptı. İki takımında pas hatasının yüksek olması akıcı bir oyunu engelledi fakat Bursaspor Josue ile çok pas hatası yaptı ve sürekli atak yedi. İlk yarıda yakaladığı fırsatları değerlendiremeyen Beşiktaş, Bakambu'nun kendisinden beklenmeyecek klasta vuruşuyla mağlup duruma düştü. Bakambu yetenekli bir oyuncu ama gol vuruşu ve oyun görüşü olarak kendini geliştirmesi lazım. Onun da şansı başında Şenol Güneş gibi oyuncu parlatma konusunda uzman bir teknik direktörün olması... Golden sonra Beşiktaş atakları hız kesmedi. Sosa - Gökhan - Demba Ba işbirliği ile golü buldular. İkinci yarının son bölümleri adeta heyecan fırtınası halinde geçti. Orta sahada yine Josue'nin kaptırdığı topla hızlı atağa çıkan Beşiktaş, Gökhan Töre' nin füzesiyle bitime üç dakika kala öne geçmeyi başardı. 90. dakikada genç yıldızı Ozan Tufan'ın ayağından beraberliği yakalayan Bursaspor'un 90+4 de kontra atak yemesi maça beraberlik için çıkmadığının göstergesiydi diyebiliriz. Ama yine de böyle bir maçta son dakikaları biraz daha sakin geçirmek gerekir. Hakemin son dakikada ağır denilebilecek bir kararla verdiği penaltıyla Beşiktaş haftayı yine lider olarak kapattı. Maçın hakemine gelirsek maçı yönetmedi adeta idare etti. Fernandao' nun karate yaptığı hareketle geçirmesi yenilir yutulur cinsten değildi. Mustafa Kamil Abitoğlu futbolcular arasında iyi niyeti nedeniyle sevilen bir hakemdir ama iyi bir hakem olmak için iyi niyet yetmez biraz da yürekli olmak lazım. Bursaspor' un attığı ikinci gol de ofsayt kokuyordu. Pasif ofsayttaki Fernandao her ne kadar topa dokunmasa da topun üzerinden atlayarak kaleciyi meşgul ediyordu. Maçın en kritik anı penaltı pozisyonu idi. Kerim Frei' ya Şener'in bir teması olduğu gerçek ama bu kadar temas futbolun içinde var. Kerim kendini çok kolay bıraktı ve hakem kolayı seçerek penaltı verdi. Medya ve taraftar baskısından korktu. Slaven Bilic maç sonunda penaltı kararının ağır olduğunu ifade etti ancak penaltı verilmese de sahanın ortasına kadar gidip itiraz etmeyeceğini de söyleyemiyordu. TFF nin haftanın zorluk derecesi en yüksek maçına verdiği hakem ve hakem kararları tartışılır.

                                                              Maçın Adamı
                                                             Gökhan TÖRE

                                                            Hayal Kırıklığı
                                                Mustafa Kamil ABİTOĞLU

                                                       



Beşiktaş:3 Bursaspor :2
Stat: Atatürk Olimpiyat
Beşiktaş: Tolga Zengin (Dk. 15 Cenk Gönen), Serdar Kurtuluş, Franco, Atınç Nukan, Motta, Gökhan Töre, Hutchinson, Veli Kavlak (Dk. 72 Oğuzhan Özyakup), Sosa, Olcay Şahan (Dk. 62 Kerim Frei), Demba Ba
Bursaspor: Harun Tekin, Şener Özbayraklı, Serdar Aziz (Dk. 46 Şamil Çinaz), Civelli, Aziz Behic, Ozan Tufan, Belluschi, Bekir Yılmaz (Dk. 89 Enes Ünal), Josue, Bakambu (Dk. 82 Holmen), Fernandao
Goller: Dk. 12 Bakambu, Dk. 90 Ozan Tufan (Bursaspor), Dk. 23 ve 90+4 penaltıdan Demba Ba, Dk. 87 Gökhan Töre (Beşiktaş)
Hakemler: Mustafa Kamil Abitoğlu, Kemal Yılmaz, Baki Tuncay Akkın
Sarı kartlar: Dk. 40 Serdar Aziz, Dk. 63 Fernandao, Dk. 90+2 Ozan Tufan (Bursaspor), Dk. 45+2 Motta, Dk. 49 Veli Kavlak, Dk. 83 Atınç, Dk. 90+2 Gökhan Töre (Beşiktaş)
Kırmızı kart: Dk. 90+2 Şener Özbayraklı (Bursaspor)

15 Şubat 2015 Pazar

Fenerbahçe G.Antep'te coştu.

Fenerbahçe, Gaziantep deplasmanında 5-0 gibi flaş bir skora imza attı. Ancak Kuyt' ın attığı ikinci gole kadar kolay bir maç olduğu söylenemez. Fenerbahçe maça hızlı başlayıp Emenike ile öne geçtikten sonra maçın kontrolü tamamıyla Gaziantepspor'un eline geçti. Chibuike, Erdem ve Mustafa Durak ile yakaladıkları net gol pozisyonlarından faydalanamadılar. Diego- Emre - Mehmet Topal orta sahası Fenerbahçe'nin yumuşak karnıydı. Daha çok pas yapma kabiliyeti yüksek oyunculardan kurulu Fenerbahçe orta sahası kötü zeminde istediklerini gerçekleştiremiyor ve Selçuk, Meireles ve Alper gibi mücadele gücü yüksek futbolcular oyun içinde çok aranıyordu. İlk yarının ardından İsmail Kartal akıl dolu bir değişiklik yaparak oyuna müdahale etti ve maç ilk yarının tam tersi bir hale büründü. Diego-Selçuk değişikliği kağıt üzerinde 1-0' ı koruma amaçlı görünse de aslında hücum gücünü de arttırdı. Mehmet Topal, üzerindeki yük azalınca hücuma da destek oldu. Maçın en iyisi Sow' un sol ayağı ile yaptığı ortayı, Kuyt enfes bir kafa vuruşuyla gol yaptı ve Fenerbahçe maçı 58. dakikada kopardı. Fenerbahçe onbeş dakika içinde üç gol daha atarak sezonun en farklı galibiyetine ulaştı. Sow ve Caner Gaziantepspor'un sağ kanadını adeta felç ettiler. Gaziantepspor maçı ilk yarıda cömertçe harcadığı pozisyonlardan sonra kaybetmişti aslında. Çünkü maç sonu istatistiklerinde skordan başka büyük bir fark yoktu.

                                                     Maçın Adamı

                                                       Musa Sow
                                                
                                                 Hayal Kırıklığı
                                                         Elyase


 

STAT: Kamil Ocak
HAKEMLER: Halis Özkahya Mustafa Emre Eyisoy Mehmet Cem Satman
GAZİANTEPSPOR: Karcemarskas - Elyesa , Chibuike  (Dk.72 Luis Leal ), Şenol  (Dk.61 Gökhan ), Erdem , Muhammet Demir , Mustafa ((Dk.61 Ferhat ), Chico , Barış , Vranjes , Vitor
FENERBAHÇE: Mert - Egemen, Mehmet Topal , Sow , Diego Ribas  (Dk.46 Selçuk ), Kuyt (Dk.70 Alper Potuk ), Emre Belözoğlu (Dk.81 Meireles), Alves, Emenike ,Gökhan Gönül , Caner GOLLER: Dk.7 Emenike ,Dk.58 Kuyt, Dk.60 ve 68 Sow, Dk.73  Emre (Pen)
SARI KARTLAR: Dk.17 Mehmet Topal, (Fenerbahçe), Dk.71 Gökhan (Gaziantepspor)

13 Şubat 2015 Cuma

Türkiye Kupasında Çeyrek Finalistler Belli Oldu...


Ziraat Türkiye kupasında 10-11-12 şubat 2015 tarihinde oynanan maçlar sonucunda çeyrek finale yükselen takımlar belli oldu. Trabzonspor ve Beşiktaş kupaya veda etti. Kupanın son 16 turundaki maçları şöyle sonuçlandı.

Çaykur Rizespor: 1 - Fenerbahçe: 4
Trabzonspor: 2 - Sivasspor: 3
Galatasaray: 4 - Torku Konyaspor: 1
Kayserispor: 1 - Beşiktaş: 0
Bursaspor: 4 - İstanbul Başakşehir: 3
Karabükspor: 2 - Mersin İdmanyurdu: 4
Tuzlaspor: 1 - Manisaspor: 3
Gençlerbirliği: 3 - Eskişehirspor: 0

Bu sonuçların ardından Fenerbahçe, Galatasaray, Sivasspor, Bursaspor, Kayserispor, Mersin İdmanyurdu, Manisaspor ve Gençlerbirliği çeyrek finale yükselen takımlar oldular. Son 16 turundaki en büyük sürprizi Beşiktaş' ı eleyen Kayserispor yaptı. Çeyrek final kura çekimleri 17-18 şubatta gerçekleştirilecek. Çeyrek Final maçları çift maçlı eleme usulüne göre oynanacak olup ilk maçlar 4 Mart, rövanş maçları ise 8 Nisan'da oynanacak. Çeyrek Final eşleşmelerinde Fenerbahçe, Galatasaray, Sivasspor ve Bursaspor kuraya seribaşı olarak katılacaklar ve birbirleriyle oynamayacaklar. Yani çeyrek finalde Galatasaray - Fenerbahçe derbi maçı oynanma ihtimali bulunmuyor.

Ziraat Türkiye Kupası Çilesi...

Türkiye kupası gün geçtikçe kan kaybediyor. Her gelen Federasyon kupa statüsü ile oynayınca takip edilemez bir hale dönüştü. Kulüpler artık elenip kurtulmak istediklerini bile dile getirir oldular. Halbuki geçtiğimiz yıllarda ülkemizde futbola keyif katan en büyük unsurlardan biri Türkiye kupasıydı. Tek maçlı eliminasyon sistemine göre sürprizi bol heyecanı yüksek maçlar oynanırdı. Futbolun endüstriye dönüşmesiyle birlikte özellikle büyük kulüplerin futbolcuların maç başı ücretlerini bahane ederek yedek ağırlıklı kadrolarla mücadele etmeye başlaması ve Federasyonun buna karşı yanlış hamlelerde bulunması maalesef Türkiye Kupasının önemini kaybetmesine yol açtı. Şu an ki Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören bile kulüplerin futbolcularla anlaşarak Türkiye Kupasındaki maçlarda futbolcuların mevcut maç başı ücretlerinin %25'ine oynamalarını teklif etmesi  ise tam manasıyla talihsizliktir...  Bu mantıkla ligin kupadan 4 kat daha değerli olduğunu düşünen futbolcu kupa maçında sahada her şeyini verebilir mi? Kart görüp ligde cezalı duruma düşmekten, sakatlanmaktan çekinmez mi? Zaten sahalarımız kupanın adı ziraat gibi! Statlar yapılıyor, büyük bütçeli transferler yapılıyor ama zemin konusuna kimse el atmıyor... Maç temposunu olmayan, takımlarında fazla süre alamayan futbolcuların çoğu kupa maçlarında bu zeminlerde büyük sıkıntılar çektiler ve sakatlandılar. Hal böyle olunca artık çoğu kulüp kupadan elenmeye çalışıyor. Kupayı eski popüler günlerine döndürmenin yolu tek maçlı eliminasyon sisteminden ve kupa maçlarına lig maçları kadar para ödenmesinden geçiyor. Türkiye Kupası sayesinde Bayburtlu bir aile Fenerbahçe takımını izleme şansı buluyor ya da Balçova Yaşamspor da oynayan bir oyuncu hayalini gerçekleştirerek Sneijder e karşı aynı sahada futbol oynayabiliyor...

10 Şubat 2015 Salı

Cimbom Eskişehir'de Maden Buldu...

Galatasaray, karşılaşmaya çıkarken kazanarak zirve yarışından uzaklaşmamak ve rakiplerine nefesini enselerinde hissettirmek istiyordu. Maça iyi başlayan ev sahibi Eskişehirspor' du ama golü bulan
Galatasaray oldu. Ara transfer döneminde adı Juventus ile anılan Sneijder, klasını konuşturdu ve Umut'a golü attırdı. Hemen hemen aynı asisti ikinci yarıda ikinci kez yaptı fakat ne var ki Umut ikinci golü atamadı. Eskişehir beraberlik golü için fazla beklemedi. Muslera' nın yumrukla uzaklaştırma isteği topu önünde bulan Eskişehir'in yıldız futbolcusu Sissoko düzgün bir tek vuruşla topu filelere gönderdi. Maçın kader anı 83. dakikada Eskişehir forveti Emre Güral'ın direkte patlayan şutu oldu. 87. dakikada Olcan 'ın ortasında arka direkte topla bulan Selçuk İnan takımına hayat veren golü attı. Galatasaray kötü oynadığı karşılaşma sonucunda yakaladığı üç pozisyonun ikisini gole çevirmeyi başarıp üç puanla güle oynaya İstanbul'un yolunu tuttu. Fakat bu oyunun onlara şampiyonluk getirmeyeceğinin farkına varmaları lazım. Burak Yılmaz'ın Galatasaray için ne denli önemli bir oyuncu olduğu Bursaspor ve Eskişehirspor maçlarında yokluğu ile anlaşıldı. Onun yokluğunda Umut Bulut'un da performansı düşüyor. Umut'un, Burak 'ın çapraz koşularıyla yakaladığı boş alanları son iki maçta bulduğunu söylemek zor. Galatasaray 'ın Sneijder'i devre arası transferinde elinden çıkarmayarak akıllı bir iş yaptığı da görülüyor. Galatasaray adına Sneijder, Eskişehir adına ise Sissoko olumlu futbolları ile göz doldurdu. Eskişehir cephesinde işler hiç te iyi gitmiyor. Son iki yıldır iyice zayıflayan kadrolarıyla toplayabildikleri 17 puanonları küme düşme hattına itti. Taraftarıyla şehriyle küme düşme hattına hiç yakışmayan Eskişehirspor'u zor günler bekliyor.  Takımın zor zamanlarında yabancı bir hoca tercihi ne kadar doğru olduğu tartışılır. Süper Lig' de geçmişe bir göz attığımızda küme düşme hattında yabancı hoca ile başarılı olan bir takım yok!


                                                                 Maçın Adamı
                                                                     Sneijder

                                                               Hayal Kırıklığı
                                                                     Chedjou






ESKİŞEHİRSPOR: 1 - GALATASARAY: 2
Hakemler: Halis Özkahya, Mustafa Emre Eyisoy, Mehmet Cem Satman
Eskişehirspor: Boffin, Mustafa Yumlu, Sezgin Coşkun, Kamil Çörekçi, Özgür Çek (Dk. 89 Kaan Kanak), Toko, Lawal, Sissoko (Dk. 90+1 Causic), Sezer Öztürk (Dk. 76 Emre Güral), Serdar Özkan, Mori
Galatasaray: Muslera, Melo, Selçuk İnan, Umut Bulut, Sneijder, Telles (Dk. 73 Bruma), Chedjou, Hakan Balta, Yekta Kurtuluş (Dk. 46 Olcan Adın), Emre Çolak, Tarık Çamdal (Dk. 89 Koray Günter)
Sarı kartlar: Dk. 42 Melo, Dk. 89 Hakan Balta (Galatasaray)
Goller: Dk. 27 Sissoko (Eskişehirspor), Dk. 20 Umut Bulut, Dk. 87 Selçuk İnan (Galatasaray)

9 Şubat 2015 Pazartesi

Rize’ de Zirve Uçuşu




Süper ligde deplasmanda on maçta dokuz galibiyet elde ederek deplasman fatihi olan Beşiktaş, Çaykur Rizespor engelini de aşarak yeni lider olmayı zorda olsa başardı. Çaykur Rizespor’un kendi sahasında henüz galibiyetle tanışmamış olması nedeniyle maç öncesi genel görüş Beşiktaş’ın rahat bir galibiyet alacağı yönündeydi. Ama Hikmet Karaman dersine iyi çalışmış. Orta sahaya sağ ve sol beklerin destek vermesiyle pas istasyonlarını arttırarak Beşiktaş’ın pres gücünü kırdılar. Pozisyon açısından kısır ama mücadeleci bir ilk yarı geçti.  İkinci yarıya daha etkili başlayan Beşiktaş Sosa’nın kalitesini konuşturduğu bir pozisyonda aradığı golü buldu. Golün ardından Kıvanç’ın kırmızı kart görmesiyle Ç.Rizespor için rüzgar ters yönden esmeye başladı.  Ama Kaleci Tolga’nın bir yan top hatası ve Sercan’ın kafa vuruşuyla beraberliği yakalayan Ç.Rizespor oyuna tekrar ortak oldu. Fakat Koray’ın anlamsızca gördüğü kırmızı kart ile dokuz kişi kalmak onları bir hayli zorladı. Rakip dokuz kişi kaldıktan sonra Biliç’ in hamlelerinin oyuna ne kattığını tartışmak lazım. Hafta içi kupa maçında oynayan Mustafa Pektemek, maçın son bölümünde Demba Ba’nın yükünü pekala paylaşabilirdi.  Rakip sahada kendine daha çok boş alan bulan maçın adamı Sosa, penaltı pozisyonunun hazırlayıcısı olarak adeta Biliç’i kurtardı. Ç.Rizespor takımında maçın iyilerinden Obraniak’ın ellerini açarak topa gelmesi defans melekelerinin yetersiz olduğunun göstergesiydi. Çaykur Rizespor açısından talihsiz bir maç oldu ama oyun olarak Beşiktaş'a ezilmediler. Yeni transferler Obraniak ve Lafferty ilk maçlarında geçer not aldılar. Beşiktaş kötü oynarken de kazanmayı öğrendi ve dört hafta aradan sonra tekrar liderliği ele geçirdi. Bu şampiyonluk iddiası olan takımlar için önemli bir artıdır.

 


STAT: Yeni Şehir
ÇAYKUR RİZESPOR: Serkan - Koray , Giray , Oboabona , Eren -Kıvanç , Sylvestre ,Ümit(Dk. 58 Lafferty), Sercan , Obraniak  - Holosko
 BEŞİKTAŞ: Tolga  -Serdar , Ersan , Franco , Motta - Veli(Dk. 67 Atiba ), Oğuzhan (Dk. 78 Tolgay ), Sosa, Olcay  (Dk. 67 Kerim ) - Gökhan , Demba Ba
HAKEMLER: Cüneyt Çakır , Bahattin Duran , Tarık Ongun
SARI KART: Oboabona, Obraniak (Çaykur Rizespor), Olcay, Ersan (Beşiktaş)
KIRMIZ KART: Dk. 59 Kıvanç, Dk. 65 Koray (Çaykur Rizespor)
GOLLER: Dk. 59 Sosa, Dk. 88 Demba Ba (PEN) (Beşiktaş), Dk. 62 Sercan (Çaykur Rizespor)

8 Şubat 2015 Pazar

Avrupa’da Derbi Haftası


Premier Lig 24. Haftada Derbi Ateşi ile Tutuştu…

Merseyside derbisi

Goodison Park’ta karşı karşıya gelen Liverpool ve Everton stadı dolduran seyircilere gol izlettiremediler ve maç başladığı gibi 0-0 sona erdi. Gol pozisyonu açısından kısır ama gergin geçen mücadelede kırmızıların mavilere göre daha üstün oynadığını söyleyebiliriz.  Kaptan Gerard’ ın röveşatası Liverpool taraftarını heyecanlandırsa da top kaleyi bulmadı. Everton kalecisi Joel Robles kalesine bulan beş şutu da savuşturmayı başararak takımının bir puan almasını sağladı.


Kuzey Londra Derbisi

White Hart Lane güzel bir derbi maçına sahne oldu. Tottenham ve Arsenal in karşı karşıya geldiği Kuzey Londra derbisine Arsenal hızlı başladı ve Türk asıllı yıldızı Mesut Özil ile maçın başlarında öne geçti. Fakat dakikalar ilerledikçe Arsenal maçın hakimiyetini evsahibi Tottenham'a kaptırdı. Topçular, kalecileri Ospina’nın kurtarışlarıyla ilk yarıyı 1-0 önde kapatsalar da ikinci yarı Tottenham’ın genç forveti Harry Kane’i durduramadılar ve sahadan 2-1 mağlup ayrıldılar. Harry Kane, 56. Ve 86. dakikalarda attığı gollerle taraftarının yüzünü güldürdü ve Premier Ligde Şampiyonlar Liginin son bileti olan dördüncülük koltuğunu Arsenal’ den alarak takımına getirdi.

İspanya’da Madrid Derbisinde Hezimet


Milli gururumuz Arda Turan’ın formasını giydiği Atletico Madrid kendi taraftarı önünde Real Madrid’i 4-0 ile geçerek maçı sürklase etti. Vicento Calderon’ da oynanan maçta seyirci desteğini de arkasına alan Atletico maça hızlı başlayan taraf oldu. Maçın henüz beşinci dakikasında Real Madrid ceza sahası içinde Coentrao'nun müdahalesiyle yerde kalan Arda Turan, penaltı bekledi ama hakem oyunu devam ettirdi. Atletico beklediği gole on dördüncü dakikada Tiago'nun şutuyla kavuştu. Real Madrid golün şokunu üzerinden atamadan Saul’un müthiş röveşatasıyla aradaki fark ikiye çıktı. İlk yarıyı 2-0 önde kapatan Atletico fırtınası ikinci yarıda da esti. Griezmann ve Mandzukic in attığı gollerle 28 yıl aradan sonra Atletico Madrid ezeli rakibini 4-0 yenmeyi başardı. Böylece La Liga da zirvenin ateşi tekrar arttı.

Tek Eksik Goldü…


Dün akşam Kadıköy Şükrü Saraçoğlu stadında seyir keyfi yüksek bir derbi mücadelesi izledik.  Her iki takımın ortalama yüz on üç km mesafe kat ettiğini düşünürsek tempo açısından bir nebze Avrupa maçlarına yaklaşan bir maç oldu. Maçın genelinde tek taraflı bir maç olduğunu kabul etmemiz lazım. Fenerbahçe maçı üçüncü bölgede oynamak istediğini rakibine kabul ettirmeyi başardı. Maçın son bölümüne kadar da en az altı tane net gol pozisyonu buldu ve rakibine nerdeyse pozisyon vermeden maçı tamamladı. Fenerbahçe adına tek eksik goldü. Gökhan Gönül Fenerbahçe adına sahanın en iyisiydi. Karşısında Erkan Zengin gibi bu ligin en iyi çalım atan ve dikine gidebilen oyuncularından biri olmasına rağmen onu peşinde koşturarak maçın en çok koşan adamı yaptı. Bu açıdan baktığımızda Ersun Yanal’ın Fenerbahçe’nin bekleri Gökhan Gönül’ün ve Caner Erkin’in çıkışlarını engellemek için karşılarına koyduğu Sefa ve Erkan’dan beklediği performansı aldığını söylemek zor. Zaten dakikalar otuz beşi gösterdiğinde İshak – Sefa değişikliğe ile oyuna müdahale etmek zorunda kaldı. Fakat ikinci yarıda baskısını daha da çok arttıran Fenerbahçe karşısında Ersun Yanal defansif müdahalelere devam etmek zorunda kaldı. Altmış beşinci dakikada Özer-Belkalem değişikliği ile Yanal bir puana razı olduğunu gösterdi.  Ersun Yanal ın kariyeri açısından en kötü ofansif maçlarından biriydi galiba! Trabzon açısından Mehmet Ekici’nin frikik şutundan başka Volkan Demirel’i zorlayamadılar. Bu pozisyonda da Volkan Demirel, ne kadar önemli bir kaleci olduğunu gösterdi. Ama maçın adamı meslektaşı Hakan Arıkan’dı. Devre arasında Trabzonspor ‘un yaptığı en iyi transfer olduğunu gösterdi. Tabi ki burada Fenerbahçeli futbolcuların beceriksizliğinden ve biran önce gole ulaşma telaşından da söz etmek lazım. Emenike takım oyuncusu olma yolunda hiç yol kat etmiyor üstelik gol vuruşu konusunda yeteneklerinin sınırlı olduğunu da ne kendisi görüyor ne de teknik heyet. Koordinasyonu ve çevre kontrolü hiç yok denecek düzeyde. Ne zaman pas vereceği ne zaman şut atacağı konusunda doğru kararlar alma yetisi zayıf. Onu on üç milyon euro bonservis bedelli bir oyuncu yapan sürati ve yıpratıcı gücü! Kadıköy'de en uçta oynayan santraforun usta bir tek vuruş ve oyun aklına daha fazla ihtiyacı var! Deplasmanlarda ve 4-3-3 dizilişinin kenar forvetlerine Emenike uyar ama Kadıköy’de kapanan takımlara karşı en uçtaki forvet oynayamaz. Ondokuz maçta attığı üç golde bunun göstergesidir.  Dün akşam takım arkadaşları da en az Emenike kadar telaşlı ve beceriksizdi. Maçın son dakikasında Sow'un kaçırdığı gol akıllara zarar türdendi. Topu filelere göndermek isterken adeta bir defans oyuncusu gibi çizgiden çıkarması maçın kader anıydı.

Maçın Adamı

Hakan Arıkan

Hayal Kırıklığı

Emmanuel Emenike

7 Şubat 2015 Cumartesi

Fenerbahçe - Trabzonspor Maçı (07 Şubat 2015)

İkinci yarının ilk derbisi nefes kesti. Mücadele içinde geçen maçta taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadılar.
 
 
Maçın Kadrosu :
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Egemen, Alves, Caner Erkin, Selçuk Şahin (Dk.83 Webo), Mehmet Topal, Alper Potuk, Diego (Dk.69 Meireles), Kuyt (Dk.58 Sow), Emenike.
TRABZONSPOR: Hakan, Sefa (Dk.36 İshak) , Aykut, Medjani, Constant, Erkan, Mehmet, Özer (Dk.64 Belkalem), Yusuf (Dk.74 Yatabare), Sefa, Cardozo
 
 

Maçın bitiş düdüğüyle birlikte sahalarda pek nadir görülen olaylardan biri yaşandı. Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Caner ERKİN soyunma odasına giderken kırmızı kartı gördü.