Dün akşam Kadıköy Şükrü Saraçoğlu stadında seyir keyfi
yüksek bir derbi mücadelesi izledik. Her iki
takımın ortalama yüz on üç km mesafe kat ettiğini düşünürsek tempo açısından bir
nebze Avrupa maçlarına yaklaşan bir maç oldu. Maçın genelinde tek taraflı bir
maç olduğunu kabul etmemiz lazım. Fenerbahçe maçı üçüncü bölgede oynamak
istediğini rakibine kabul ettirmeyi başardı. Maçın son bölümüne kadar da en az
altı tane net gol pozisyonu buldu ve rakibine nerdeyse pozisyon vermeden maçı
tamamladı. Fenerbahçe adına tek eksik goldü. Gökhan Gönül Fenerbahçe adına
sahanın en iyisiydi. Karşısında Erkan Zengin gibi bu ligin en iyi çalım atan ve
dikine gidebilen oyuncularından biri olmasına rağmen onu peşinde koşturarak
maçın en çok koşan adamı yaptı. Bu açıdan baktığımızda Ersun Yanal’ın Fenerbahçe’nin
bekleri Gökhan Gönül’ün ve Caner Erkin’in çıkışlarını engellemek için karşılarına
koyduğu Sefa ve Erkan’dan beklediği performansı aldığını söylemek zor. Zaten
dakikalar otuz beşi gösterdiğinde İshak – Sefa değişikliğe ile oyuna müdahale
etmek zorunda kaldı. Fakat ikinci yarıda baskısını daha da çok arttıran
Fenerbahçe karşısında Ersun Yanal defansif müdahalelere devam etmek zorunda
kaldı. Altmış beşinci dakikada Özer-Belkalem değişikliği ile Yanal bir puana
razı olduğunu gösterdi. Ersun Yanal ın
kariyeri açısından en kötü ofansif maçlarından biriydi galiba! Trabzon
açısından Mehmet Ekici’nin frikik şutundan başka Volkan Demirel’i
zorlayamadılar. Bu pozisyonda da Volkan Demirel, ne kadar önemli bir kaleci
olduğunu gösterdi. Ama maçın adamı meslektaşı Hakan Arıkan’dı. Devre arasında
Trabzonspor ‘un yaptığı en iyi transfer olduğunu gösterdi. Tabi ki burada
Fenerbahçeli futbolcuların beceriksizliğinden ve biran önce gole ulaşma
telaşından da söz etmek lazım. Emenike takım oyuncusu olma yolunda hiç yol kat
etmiyor üstelik gol vuruşu konusunda yeteneklerinin sınırlı olduğunu da ne kendisi
görüyor ne de teknik heyet. Koordinasyonu ve çevre kontrolü hiç yok denecek
düzeyde. Ne zaman pas vereceği ne zaman şut atacağı konusunda doğru kararlar
alma yetisi zayıf. Onu on üç milyon euro bonservis bedelli bir oyuncu yapan sürati
ve yıpratıcı gücü! Kadıköy'de en uçta oynayan santraforun usta bir tek vuruş ve
oyun aklına daha fazla ihtiyacı var! Deplasmanlarda ve 4-3-3 dizilişinin kenar
forvetlerine Emenike uyar ama Kadıköy’de kapanan takımlara karşı en uçtaki
forvet oynayamaz. Ondokuz maçta attığı üç golde bunun göstergesidir. Dün akşam takım arkadaşları da en az Emenike
kadar telaşlı ve beceriksizdi. Maçın son dakikasında Sow'un kaçırdığı gol
akıllara zarar türdendi. Topu filelere göndermek isterken adeta bir defans
oyuncusu gibi çizgiden çıkarması maçın kader anıydı.
Maçın Adamı
Hakan Arıkan
Hayal Kırıklığı
Emmanuel Emenike
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder